Azra' nın en sevdiği insanlar. Annesiyle babası..Artık onları çok iyi tanıyor. Bunu verdiği tepkilerden ve başka kucağa gittiğinde ağlamasından anlıyoruz.
Bir hafta öncesinden içim kıpır kıpır, kafamda bin bir düşünce filan derken aaaa bir bakmışım bir hafta çoktan geçivermiş. Takvime bir baktım ki o da ne! Yarın kızımın diş buğdayı olacak ve ben hiiiçççç bir şey yapmadım.
Eve gelip tekrar dışarı çıktım. Önce kızımın diş buğdayı pastasını hallettim. Ondan sonra gelecek olan misafirlerimze ufak birer hediye aldım. AAAA birde kızıma diş buğdayı çikolataları ve şekerleri aldım.
Pastası çok güzeldi kızımın. Diş buğdayı çok güzel geçti kızımın.Resimler çektirdik.
İyiki varsın kızım. Sen güzel olan hayatımıza daha da renklendirdin. Zamanla katılaşan şu kal bimizi yumuşattığın için sana çook teşekkürederim kızım....
Şimdi daha büyük bir telaşımız var. Kızımın doğum günü. Şimdiden başladım hazırlıklara.O kadar heyecanlıyım ki... Kızım babasıyla aynı gün doğdu. Babasını o kadar çok seviyorum ki Rabbim aynı gün kızımı kazandırdı bana.. Hayatımdaki en önemli iki varlık
Sizi çoook seviyorum..
KIZIMA MEKTUP
Hamileyken minik kızım Azra' ya yazdığım mektubu paylaşmak istiyorum
KARNIMDA KIPIR KIPIR FIKIRDAYAN PEMBE KELEBEĞİM;
İnsan ne kadar da çabuk geleceğe yelken açıp yol alıyormuş meğer....Daha dün gibi sanki annemin kanatları altında olduğum günler.... Onca yaşanmışlıklar karmaşasında büyüdüğümü farketmemişim bile...Ve şimdi yola çıktığım ANNELİK YOLCULUĞUM başlıyor
Kendimi öyle önemli, öylesine özel hissediyorum ki;bu serüven kadın olmanın en güzel tadıymış meğer.Gebe olmak ne büyük bir ayrıcalıkmış.Karnımı gere gere dışarıda dolaşmak çok keyifli bir duyguymuş.Belki kimsenin umrunda değil benim kocaman göbeğim ama ben bir gebeyim ve çok özelim....Ben şimdilik bu keyifli anlarımın tadını çıkartıyorum küçük kelebeğim..
Geçenlerde doktoruna gittik. Monitörde kıpır kıpır atan kalbini görünce zaman durdu sandım. O minik can '' ben burdayım'' diyordu sanki. İnsanı soluksuz bırakan kıpırdanışların beni o kadar çok heyecanlandırıyorduki anlatamam birtanem...
Ağlamakla gülmek arasında bir duygu kaplıyıveriyordu insanın içini.. O minik kalbinin atışalarını saatlerce hiç sıkılmadan izleyebilirim. İlk kıpırdanışlarını anımsıyorumda.Zaman duruverdi sanki .İşte asıl annelik duygularım o zaman başladı. Bu ne bir meslek nede çalışarak elde edebileceğiniz bir mutluluktu.
Allahın kadına verdiği en büyük lütüf bu olmalı...........
canım kızım, senin gelişine herkes o kadar çok seviniyorki....Daha doğmadın ama biz herşeyini hazırladık...Baban odanı bile aldı.
Anneannen babaannen ve diğer yakınlarımız hepsi büyük bir heyecenla senin için hazırlıklar yapıyor.
Bir kaç ay sonra yaşanan bu mutluluk yerini büyük meraklara bıraktı.En büyük ilgi konusuda cinsiyetinin ne oluşuydu.Herkes seni rüyasında erkek görüyordu.Yaklaşık 4,5 ay sonra cinsiyetini öğrenme şansımız oldu. Baban ve ben öyle heyecanlıydıkki...
Doktorumuz uzun uzun baktı ve bebeğinizin cinsiyeti kız dedi. O günden beri pembe rengi vazgeçilmezimiz oldu.
Canım bebeğim yolculuğumuz ne kadar keyiflide olsa bir an önce sana kavuşma özlemiyle yanıp tutuşuyoruz .Baban her akşam gelir gelmez san şarkılar söylüyor, seviyor, elini göbeğimde gezdirerek varlığını hissetmeye çalışıyor. Naz yapıp hareket etmediğin zamanlar baban çok üzülüyordu. Senin kıpırdanışlarını hissettiğinde ise kocaman bir gülümseme dolduruyordu babanın yüzünü..
Bir gün otururken karnımda hareket ettiğini farkettim. Bir baktım ki karnımın belli yerlerinde sivri tepecikler oluşmaya başladı...Allahım elim ayağıma karıştı.O nasıl bir heyecan, nasıl bir mutluluktu.Belki dirseğin belki ayak topuğundu..Sevinçten gözlerimden yaşlar boşaldı. Heyecanla babana anlattım yaptıklarını... Oda bu ana şahit olmak istiyordu ama akşamları çok nazlı oluyordun...Bir türlü yerinden kıpırdamak istemiyordun. Doğrusu baban bu işe çok bozuluyordu..
Senin varlığını hissetmek, kalp atışlarını duymak ellerinle göbeğime dokunduğunda içimde hareket ettiğini bilmek öyle büyüleyici öyle sıcak ve bir o kadar da tarif edilemez bir duygu ki.
İlk havayı soluduğunda seni sorunsuz temiz ve mükemmel bir dünya bekliyor olmayacak bebeğim..Ama baban ve ben kendi dünyamızda seni olabildiğince temiz, huzur dolu. sağlıklı ve en önemlisi sıcacık sevgimizle büyütmeye çalışacağız.
Göreceksin, geldiğinde seni kocaman bir aile karşılayacak.Hepimiz seni merak ve heyecanla bekliyoruz annem..
Sağlıkla, mutlulukla gel.... Hadi gel ne olur! O minik ellerin ellerin ellerime değsin, kokun içimi ısıtsın..Baban ve ben seni o kadar çok özlüyoruz ki..
BİR GÜN BU MEKTUBU SANA OKUTTUĞUMUZDA O GÜZEL AĞZINDAN DÖKÜLECEK SÖZCÜKLERİ DUYMAK İÇİN YAŞIYOR OLACAĞIMMM..
Tüm dünya görsün istiyorum karnımdaki çırpınışlarını ve sanki aynı heyecanı yaşıyor tüm kainaat benimle....
O kadar benimsin ki iş saatleri içinde sensiz nasıl duracağım düşüncesi bile ağlamamı sağlayabiliyor...
Çokkkk özlüyoruz seni annemmmm...Hediye gelen ilk kıyafetin bize öyle özel anlar yaşattıki bütün gün babanla sana gelen kıyafetle oynadık durduk.Babanın gözleri doldu ama tuttu kendini ağlamadı.Ama eminim sen dünyaya geldiğinde kokunu içine ttaaa ciğerlerine soluduğunda tutamayacak gözyaşlarını...Çookkk sebepsizce ağlayacak sana bakarken.... Sevgi böyle bir şey işte... Karmaşık...Anlaşılma..Ama çoook güzel..
Her akşam yatarken sonsuz kere teşekkür ediyoruz seni bize verecek olan RABBİME!
Seni çok sevecek olan ANNEN..
Merhaba benim adım Fatoş. 32 yaşındayım.Yeşille mavinin birleştiği muazzam bir yerde KANLICA da oturuyorum. 4 yıldır evliyim ama eşimle olan birlikteliğim çok uzun yıllara dayanıyor. Lisede tozlu tebeşir tozu kokan sıralarda başladı aşkımız.Sevginin ölümsüz olduğunu savunanlardanız. Bendeniz çok evcil bir insan olmakla beraber gezmeyide bir o kadar çok severim. Ev deyince aklımıza huzur geliyor.Nereye gidersek gidelim evimize geldiğimzde derin bir ohh çekip evim evim güzel evim diyoruz.